Orange Beach / Halkidiki
3.Gün
Halkidiki'de kaldıktan sonra diğer ana rotamız Thassos'tu. Thassos'a giderken bir günümüzü, yolumuzun üstü olan Selanik ve Kavala'ya ayırdık.
Selanik insanların dediği gibi tıpkı bir İzmir. Sahilinde gezerken "İzmir Kordon'da mıyım?" diyebilirsiniz. Sahili ve merkezini hızlıca gezdikten sonra Atatürk'ün evini ziyaret ettik. Kapıda bilet için kuyruk yoktu, ancak içerde turlarla gelen insanlar olduğu için hatrı sayılır bir kalabalık vardı. Atatürk’ün doğduğu evi gezmek dışında ne yapılır derseniz, sahili ve merkezi gezilebilir. Güzel bir caddesi var. Selanik merkezde güzel bir dondurma yedikten sonra Kavala'ya geçtik. Kavala'da, meşhur Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın evi var, biz de uğradık ancak kapalı olduğu için giremedik. Kavala'nın simgesi olan kalesine gittik. İnanılmaz dar yollardan geçerek vardığımız kaleyi gezdikten sonra Thassos yoluna koyulduk. Kavala’da yemek yemek isterseniz Nyremvergis caddesi üzerindeki Thasou sokağını öneririm. Hem deniz kenarı hem de şirin restaurantlar var. Hem de Thassos yolu üzerinde. Meşhur Kavala kurabiyesi de gitmişken mutlaka almalısınız.

Thassos’a Nasıl Gidilir?
Thasos bir ada olduğu için feribotla geçiyorsunuz. Kapıdan alacağınız biletlerle feribota binebilirsiniz. Thassos biletleri ne kadar diye merak ediyorsanız hemen söyleyelim, araç 16 euro ve kişi başı 3 euro'ya ödeyerek biletlerimizi aldık. Feribota binmeden önce mutlaka yemek yemeniz gereken süper lezzetli salaş bir restaurant var. Feribota Keramoti'den biniyorsuz. Keramoti'ye geldiğinizde feribota binmek için sola dönülüyor, ordan sola değil sağa döneceksiniz ve kilisenin hemen yanındaki derme çatma olan bu yere oturun. Yaşlı ve çok tatlı bir çift işletiyor. Çok lokal bir dükkan. Sürekli yerliler geliyor. Masayı kabak, patlıcan kızartma, midyenin 3 çeşidi, caciki, patates kızartması ve Greek salad ile donatın, ve nefes almadan yiyin:) Yunanistan tatili boyunca daha lezzetlisini, keyiflisini ve ucuzunu bulmak biraz zor olacaktır. Kendinizi bir sahil kasabasında hissederken ne kadar yediğinizi anlamayacaksınız:) 6 kişi yemekten ve içmekten çatladık ve kişi başı sadece 10 euro ödedik.
Booking.com'dan ayarladığımız ve çok memnun kaldığımız için bir sonraki sene de konakladığımız Danae Otel'de kaldık. Otel Thassos'un merkezlerinden biri olan ve en çok tercih edilen Limenas bölgesindedir. Gerçekten de feribotla indiğiniz yerde. Çok şeker sahipleri olan bu otel, merkeze 5 dakikalık yürüme mesafesinde ve oldukça temiz. Arabayla gelenler için otoparkı mevcut. Dilerseniz kahvaltı da alabilirsiniz ancak biz merkezde güzel bir fırın keşfettik ve orada yapmayı tercih ettik.

Thassos Plajları 
Thassos'a gittiğinizde bir harita aldığınızda bir sürü plaj göreceksiniz. Thassos'ta nerede denize girmeliyim derseniz, işte tüm beach deneyimlerimi sizinle paylaşıyorum.

Golden beach; Şezlong ve şemsiyesi olan ve 1 frappe (meşhur kahveleri, çok acı olduğu için ben sevmedim) bile içseniz ücretsiz tüm gününüzü geçirebileceğiniz plaj. Şezlong ücreti yok, bir şeyler içmeniz yeterli. Yan yana restaurantlarda öğle yemeğinizi yiyebilirsiniz. Güzel, ılık ve sığ bir denizi var. Wi-fi bedava..

Marbel beach; Adından anlaşılacağı gibi her yerin mermer olduğu bir plaj. Mermer ocaklarının dibi. Yolundan dolayı gitmesi zor bir plaj, arabanız yeniyse ya da kıyamıyorsanız hiç gitmeyin derim. Çünkü yolu asfalt değil. Plajda şemsiye ve şezlong ile beraber tesis de yoktu ilk gittiğimiz sene. 1 yıl sonra gittiğimizde Marbel'ın hemen yanında bir tesis yapılmış. Tesis ve hizmet güzel. Denizin içerisi mermer tozu ile dolu olduğundan berrak değil, aksine su beyaz. Wi-fi bedava

Aliki beach; Muhteşem bir denizi olan ve yüzmekten çok keyif alacağınız yeşilliklerin içinde bir koy. Antik çağda yerleşim yeri de varmış. Şemsiye ve şezlong var ancak koyun sahili küçük olduğu için tanımadığınız insanlarla dip dibe oluyorsunuz. Yemek de yiyebileceğiniz birkaç restaurant var. Öğle yemeğini burada almayı taahhüt ederseniz şezlong ve şemsiye ücretsiz. Ya da burda oturursanız öğle yemeğini bu mekanda yemeniz lazım :)

Paradise beach; Geniş bir sahil şeridi olan ve 8 euroya 2 kişi şemsiye ve şezlong kiralayabildiğiniz, berrak ve ılık bir denizi olan güzel bir plaj. Plajda yemek yiyebileceğiniz ve içecekleriniz alabileceğiniz bir restaurant bulunmaktadır. Plajda duş restaurantın yakınında var ve duş almak için 0,5 euro atmanız gerekiyor. Ama akan suyla 2 kişi duş alabiliyor:)

Makryamos beach; Bu plaj aslında bir otele ait. Giriş için kişi başı 3 euro ödüyorsunuz ve sonrasında da otelin resepsiyonundan şezlong ve şemsiye kiralıyorsunuz (8-10 euro). Biz 2 sene de buraya uğradık. İnsan arada sırada da olsa lüks bir yer arıyor :) Ancak her ikisinde de deniz dalgalıydı ve dalga beraberinde ağaç kabuklarını da getirmişti. Otelde yemek yiyebileceğiniz güzel bir restaurant var. En çok da otelin tesisinde yer alan geyikleri beslerken eğlendik. Wi-fi bedava

La Scala; Çok meşhur olan bu plajı biz pek sevmedik çünkü denizi berrak ve temiz değildi. Ancak tesis güzeldi. Giriş ücretsiz. Dip Not: çok yakınlarında bir koya kanalizasyon dökülüyor.

Giola; Google’da yaptığınız tüm aramalarda en üst sırada görselleri çıkar. Kayalıkların içinde bir delik. Alttan deniz ile buluşuyor. Bİraz yüksek. Ulaşım imkanı çok kısıtlı. Otopark yok. Uzun süre yokuş yukarı yürümek zorunda kalacaksınız. Değer diyorsanız, buyrun :)

San Antonio beach; Adanın güneyinde yer alan bu beach çoğunlukla yabancıları ağırlıyor. Türk aileleri görmek mümkün değil. Denizi diğer koylara nazaran daha bulanık. Tesis ve restaurant var. Yoğun plajlardan bunalırsanız buraya kaçabilirsiniz. Çoğu tesiste Wi-fi da var.


Arabayla Yunanistan'a gidiş için mutlaka yapılması gerekenler;
Tabiki her kişi için geçerli bir Schengen vizesi ve araba için de mutlaka yeşil sigorta almanız gerekmektedir. Bu yeşil sigortayı İstanbul / Levent'teki Turing Kulübü’nden yaptırabilirsiniz. Bir çok ilde de ofisi var. Sınır kapısında da yeşil sigortayı alabiliyorsunuz ancak beklememek için önceden yaptırmanızı tavsiye ederim. Eğer daha önceden alınmış bir Schengen vizeniz yoksa ve arabayla seyahat edecekseniz, araç için geçerli yeşil sigortayı vize başvurusunda beyan etmeniz gerekmektedir. Uluslararası ehliyet ise tam bir arapsaçı. Çipli ehliyetlere geçildiğinde uluslararası ehliyet almanıza gerek kalmayacak. Ancak ehliyetiniz eski ehliyet ise, aracınıza alacağınız sigorta ile birlikte ehliyet de çıkarmanız gerekmektedir. Çok uzun bir işlem olmamakla beraber toplamda 1 saatte halledebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayın.

Diğer önemli bir ayrıntı da, eğer bayram tatilinde gidecekseniz sınır kapısında saatlerce beklemeyi göze almalısınız. Yanınızda yiyecek, içecek, gazete ve dergi olmadan zaman geçmez, benden söylemesi :) Hele yaz tatilinde gidiyorsanız, İpsala sınır kapısındaki sivri sineklere de hazır olun.
2 araç olarak çıkmaya karar verdiğimiz tatilimizde, 2 araba ayrı zamanlarda hareket ettik. Biz 4 kişi cumayı cumartesiye bağlayan gece 01:00'de Kemerburgaz'dan hareket ettik. Bu kadar erken çıktığımız için sınırda 1 saat bekledik. Diğer arkadaşlarımız bayram tatilinin başlangıcı olan Cumartesi sabah 9-10 gibi yola çıkmışlar ve sınırda 6 saat beklemişler.
Yunanistan’a çıkış yaparken özellikle sahil şeridine gitmek istiyorsanız hangi sınır kapısından çıkacağınızı merak edebilirsiniz. En yakını ve doğru olanı tabi ki “İpsala Sınır Kapısı”. Ancak hem Trakya’nın yolu hem de sınır kapısının yoğunluğu insanı bezdirebiliyor. Bu nedenle bir diğer alternatif yine Edirne’de bulunan Pazarkule sınır kapısı olabilir. TEM üzerinden ulaşım sağlandığı için daha rahat gideceğiniz ancak sahil şeridi için yolu uzatacağınız diğer güzergahı da seçebilirsiniz. Bu nedenle yola çıktığınızda mutlaka gümrük kapıları anlık yoğunluk kameralarına bakmanızı öneririm.
Adres için tıklayın.

1.Gün
Sınırda beklemeyle beraber yaklaşık 8 saatte Halkidiye'ye vardık. Navigasyon bizi ara yollardan götürdü (tek gidiş, tek geliş bir yol) ancak otoban gibi bir yol da var, biz onu bilmiyorduk. Selanik’i takip edip Halkidiki’ye girerseniz o yoldan gidebilirsiniz. Bu tatilinizde de “Sygic” isimli aplikasyonu öneririm. Merak etmeyin data hattınızı yemiyor :)

Halkidiki'ye haritadan bakarsanız, 3 parmak şeklinde bir yarımada olduğunu görebilirsiniz. Biz en batıdaki parmakta kaldık (Kassandra), ancak ortadaki parmağa (Sithonia) da gittik çünkü orası çok daha hareketliydi. En doğudaki parmak (Athos) ise manastıra ait. Sadece tekne turu ile önünden geçebilirsiniz.
Halkidiki'de konaklama için yeterince otel/pansiyon bulunmaktadır. 

Booking.com'dan ayarladığımız Nemos Studios'ta kaldık. Otel sahibi her konuda bize oldukça yardımcı oldu. Bize güzel beach ve restaurant isimleri verdi, ve hepsinden inanılmaz memnun kaldık. Nemos Studios denize sıfır bir tesis ancak biz burdaki denizi ve beach'i beğenmedik. Dolayısıyla plajı tavsiye etmiyoruz. Otel sahibinin tavsiyesini dinleyerek “Sani Beach”e gittik. Burası aslında bir otelin tesisi ancak dışarıdan da girebiliyorsunuz. Denizi çok temiz, sığ ve ılık. Tesisin denize yiyecek ve içecek servisi var, biz hizmetten çok memnun kaldık. Tabi yol yorgunu da olunca her şey güzel gelebiliyor :) Tüm günümüzü beachte geçirdikten sonra akşam “Anthoulas” restaurantına gittik.










Menüye bakınca bir anda "Türk yemekleri değil mi bunlar dedik" çünkü musakka, yaprak sarma gibi bize özgü yemekler vardı. Denemek için hepsinden istedik, hepsi enfesti. Sonrasında çok kez aynı yemekleri farklı restaurantlarda da yedik ama buradaki lezzet en iyisiydi diyebilirim.  Hatta o kadar beğendik ki 2 akşam burada yedik. Türk olduğumuzu öğrenince ikinci gittiğimizde bize baklava bile ikram ettiler. Halkidiki’ye giderseniz bu restauranta uğramamanız büyük kayıp olur. Foursquare’den lokasyonu bulabilirsiniz. 
Yunan mutfağı, damak zevki bakımından bizim mutfağımıza çok yakın. Soslu ve yağlı yemekleri çok fazla. Çoğu restaurant da yemekleri güzel yapıyor. 
















2.Gün
İkinci gün de tercihimiz Sani Beach’ten yana oldu. Tabi bir otel işletmesine ait olduğu için, hizmet ve tesiste konaklayanlar çok kaliteli. Bölgenin en iyi otellerinden biri. Ancak şezlong ve şemsiye paralı. Tabi menünün de çok ucuz olduğu söylenemez. Bu sefer çok kalabalık olduğu için yer bulamadık ve aynı sahil şeridindeki diğer tesislerde şansımızı denemek istedik. Sani Beach’in olduğu koy hareketli bir koy. Birden fazla tesis var. Türkiye’deki gibi düşünmeyin. Sahil herkese açık, sadece şezlong ve tesisten yararlanmak isteyenler için ücret talep ediyorlar. Suni Beach gibi otele ait olmayan çoğu yerde duş bile paralı olduğundan, havlunuzu kumlara serip tesisin imkanlarını dışarıdan da kullanabilirsiniz. Bayram tatili olması sebebiyle oldukça fazla Türk vardı. Bu sıradaki beachler Çeşme'dekilere yakın diyebilirim; müzik, beach bar ve şezlongları itibariyle. Ayrıca eğlenceli su sporları aktivitesi yaparak da eğlenebilirsiniz
Suni beach dışında gittiğimiz diğer beachler bizim kalmadığımız parmaktaydı. İki parmak arası yolculuk yapmak 1-1,5 saat sürüyor. Bu nedenle öğlen otele döneriz gibi bir düşünceniz olmasın. Gidiş dönüş neredeyse 3 saat yolda geçtiği için, sabah çıktığınız parmağa ancak akşam geri dönebilirsiniz.














Orange beach; plajı tamamen kayalık olan, insanların kayalıklara havlu ya da zor bela sandalyelerini koyduğu, rengi muhteşem güzel ve havuzları kıskandıran bir plaj. Deniz yatağı ya da su içerisinde oynayabileceğiniz eşyalarınız varsa oldukça keyif alabileceğiniz bi yer. Kayalık olduğu için güneşlenme imkanı yok, su içerisinde vakit geçirmek daha keyifli. Üstelik çok da derin değil. Yunan sanatçının taşlara oyduğu kadın heykeli de bu plajdaydı. Ancak kendisine Yunan resmi makamları tarafından, çevreyi tahrip etme suçuyla dava açılınca, kendi eliyle yıktı.

Dönüşte ise Orange'a yakın olan Armenistis'e gittik, keşke daha erken gelseymişiz. Burası aslında bir kamp mekanı. Kamp diyip geçmeyin, bu kamplar evin açık alandaki hali gibi. Aklınıza minik çadırlar gelmesin, harika bir kamp alanı. Deniz kenarında voleybol oynayanlar, farklı aktivite yapan insanlar, salaş restaurantlar, krep satan büfeler... Biz geç gittiğimiz için sadece etkinlik yapan insanları izleyip yemek yiyebildik. Armenistis, Halkidiki tatili için vaz geçilmez olmalı. 
Suni Beach
  1. Keramoti
  2. Aliki, Alyki
  3. Aliki
  4. Managing Director
  5. Halkidiki
  6. Managing Director
  7. Managing Director
  8. giola
  9. Giola
  10. Orange
  11. Suni
  12. Managing Director
  13. Managing Director
  14. Managing Director
  15. Managing Director
  16. Managing Director
  17. Managing Director
  18. Managing Director
  19. Managing Director
  20. Managing Director
  21. Managing Director

Thasos'ta nerede ve ne yemeliyim derseniz size bazı önerilerim olacak:
Kahvaltılar için merkezde günlük ürün çıkartan bir fırın var, oradan börek, simit, sandwich ve poğaça alabilirsiniz. Ayrıca merkezde deniz tarafında yan yana kahvaltı tabağı ve tost yiyebileceğiniz birçok kafe var. 

Panagia köyü; Burada kuzu, oğlak ve tavuk çevirme oldukça meşhur ve çok lezzetli. Çevirmenin yanına meşhur mezelerden de alabilirsiniz. Yanyana birkaç tane restaurant var, birine oturabilirsiniz. Burada güzel hediyelik eşya mağazaları da var.

Simi Restaurant; Thassos'un en meşhur restaurantlarından biridir. Limenas bölgesinde merkezde. Yemekleri oldukça lezzetli ancak çok kalabalık oluyor. Gittiğinizde mutlaka sıra beklersiniz. Biz gittiğimizde çok fazla Türk vardı. 1 gece önceden yer ayırtmak gerekebilir.

Mouses Taverna; Deniz tarafında olan bu restauranta rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Yemekleri oldukça lezzetli olan bu restaurantın çalışanlarının çoğu Türkçe biliyor. Deniz mahsulleri için birebir.

Petsas Taverna; Herhalde Thassos tatilininen can alıcı, en gözde lokasyonu bu taverna. Adanın tam ortasındaki Maries köyü içinde, “Taverna Petsas” diye geçiyor. Maries’e gidebilirseniz kime sorsanız söylerler. Canlı müzik ve müthiş yemekler… Rakı sevenler için; “Kavala Rakısı”nı denemeyi unutmayın. Gitmeden rezervasyon yaptırmanız lazım.



Yunanistan'a gitmişken yemeden ve içmeden dönmeyin;

  • Kurutulmuş ahtopot
  • Greek salad (Yunan salatası olan bu enfes lezzet aslında bizim çoban salatanın beyaz peynirlisi)
  • Caciki
  • Patlıcan ve kabak kızartma
  • Musakka (Türk musakkasından biraz daha farklı. İçerisinde patates ve üzerinde beşamel sos var)
  • Kalamar (tarator sosuyla servis edilmiyor) ve karides
  • Midye
  • Ev yapımı şarap
  • Rakı için Barbayani
  • Yunan biraları; Mythos ve Alfa
  • Yunan Rakısı: Barbayanni ve Kavala Rakısı

Ne alabilirim derseniz, zeytinyağı, bal, şarap ve birasını önerebilirim.